İntörn Olmak veya Arafta Kalmak Üzerine

Tıp eğitimi, doktor olmak, sağlık çalışanı olmak… Bunlar hayatiyet ihtiva ettikleri için toplum nezdinde (azalıyor ama en azından bire bir ilişkilerde) insanların saygı duyduğu kavramlar. Devasa sağlık sisteminin de asli ve lokomotif unsuru ise  doktorlar.

Doktor olmak için, uzman olmak için, Profesör olmak için önce intörn olmak gerekiyor (Evet ilk beş seneyi de tamamlamak gerekiyor elbette 😀 öneme vurgu olsun maksat). Türkiye’de tıp eğitimi üzerine söylenecek, söyleyeceğim çok şey var ama gelin bugün intörnlerden bahsedelim.

Okumaya devam et

Reklamlar

Hollywood’u Damsız Almıyor muyuz?

Geçtiğimiz Skyfall yazısından sonra aklıma gelen bir soru bu. Orada da hafifçe değinmiştik Holivud yapımcılarının çatı tutkusundan. Sanki damsız almıyoruz, filmlerinde damda, çatıda atlama hoplamayı standart koymuşuz gibi davranıyorlar 🙂 İlginç. Bende ülkemiz çatılarında arz-ı endam eyleyen filmlerden, aklıma bir çırpıda gelenleri listeleyeyim dedim.

Okumaya devam et

Marvel’dan Oz Büyücüsü

Bu ay Marmara Çizgi’den çok tatlı bir cilt çıktı. Çok bilindik bir hikaye olan L. Frank Baum‘un  “Oz Büyücüsü“. Marvel dokunuşu ile üstelik. Böyle söyleyince gözünüze Marvel’in uçuk, fantastik dünyası gelmesin. Zaten içerisinde fantastik ögeler barındıran bu öyküyü olabildiğince aslına uygun şekilde sunmaya gayret etmişler. Çünkü Oz Büyücü’sü çok tutulunca dünyanın her yerinde de, Amerika’da da onlarca versiyonu yazılmış, çizilmiş.

Okumaya devam et